Haberler

2. Perakende Zirvesi yapıldı


 

Retail News ve Türkiye Perakendeciler Federasyonu ile ortak ‘Gelecek geldi, ya şimdi?’ başlığı altında düzenlenen Kartepe’deki zirvede perakende sektörünü bekleyen fırsatlar ve riskler masaya yatırıldı.

Türkiye’nin her bölgesinden 400’e yakın yerel perakendeci ve uzmanın yer aldığı organizasyonda, perakende yasası ve Türkiye pazarına giren küresel firmalara karşı rekabet gücünü geliştirme yolları tartışıldı. Küresel rekabete karşı ayakta kalabilmek için birlikte hareketin önemi vurgulanan zirvede, sektördeki küçük işletmelerin organize şekilde hareket etmeleri gerektiğinin altı çizildi.

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, ”Organize perakende sektörü, 2006 yılından 2011’e kadar ek 285 bin kişiye istihdam sağlamıştır. Bu 5 yıllık kısa zaman içerisinde, sektörde yüzde 95 oranında bir istihdam artışı yaşandığını görüyoruz” dedi.  Kartepe’deki bir otelde gerçekleştirilen ”2. Perakendeciler Zirvesi”nde konuşan Metin, perakendecilik sektörünün, dünya ticaretinde önemli gelişmeler gösterdiğini söyledi. Geçen yılda 16 trilyon dolarlık bir hacme ulaşan sektörün, yüzde 11,6 oranında büyüme gerçekleştirdiğini ifade eden Metin, perakendecilik sektörünün 2015 yılında dünyada 22 trilyon dolarlık bir hacme ulaşacağının tahmin edildiğini kaydetti.
Türkiye ekonomisindeki değişikliklerin, tüketim alışkanlıklarını da değiştirerek perakende sektöründeki dönüşümü hızlandırdığını dile getiren Metin, perakende sektörünün pazara giren yeni firmalarla çeşitli şirketlerin yatırım ve satın almaların da etkisiyle ciddi bir büyüme sürecine geçtiğini belirtti.
Metin, sektördeki Türk firmalarının artık daha rekabetçi ve profesyonel bir yapıya sahip olduklarını ifade ederek, ”Perakendecilik sektörü, artık kuruluş, işletim, pazarlama, reklamcılık faaliyetlerini ve organizasyon yapısını, tüketici lehine daha rekabetçi bir yapıya dönüştürmektedir. Bu yapının, ülkemiz ekonomisi için son derece önemli bir katma değer yarattığı gerçektir. Biz tüm bu özellikleriyle organize perakende sektörünü ülke ekonomisinin rekabetçi yapısının birer taşıyıcı kolonu olarak görmekteyiz” diye konuştu.
Türkiye’de geleceği parlak olan bir perakende sektörünün olduğunu belirten Metin, organize perakende sektörü gerek yarattığı istihdam ve katma değer, gerek kayıtlı ekonomiye sağladığı katkılar ile her zaman perakende sektörünün ”lokomotifi” olduğunu söyledi.

     -Yüzde 95 oranında istihdam artışı-

Metin, organize perakende sektörünün, Türkiye ekonomisinin olumlu gelişimine her zaman büyük katkılar sağladığını dile getirerek, Türkiye’nin büyüyen ekonomisi ve genç nüfusu ile birincil öncelikleri arasında istihdamın yer aldığını bildirdi.

Türkiye ekonomisinin kayıt dışı istihdamla mücadelesinde olumlu bir yol kat ettiğini anlatan Metin, sektörün üzerine düşeni yaparak işsizliğin azaltılması konusunda ciddi katkı sağladığını kaydetti.

Metin, Türkiye ekonomisinin ciro bakımından önde gelen sektörlerindeki istihdam hareketine bakıldığında, organize perakende sektörünün öncü konumda olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

”Organize perakende sektörünün tamamen kayıtlı istihdam sağlayarak toplam çalışan sayısında 2006’da yüzde 24, 2007’de yüzde 26, 2008 ve 2009 yıllarında yüzde 10, 2010’da yüzde 15.5, 2011’de ise yüzde 14’lük bir artış gerçekleştirmiştir. Organize perakende sektörü 2006 yılından 2011’e kadar ek 285 bin kişiye istihdam sağlamıştır. Bu 5 yıllık kısa zaman içerisinde sektörde yüzde 95 oranında bir istihdam artışı yaşandığını görüyoruz. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda, tahminler, 5 yıl içinde Türkiye’de modern perakende sektöründe en az 150 ile 200 bin arasında yeni istihdamın daha yaratılacağını gösteriyor.”

     -Sektör cirosu yüzde 52 arttı-

Sektörün cirosunun 2006 yılında 53 milyar lirayken, 2011 yılında yüzde 52 artışla 81 milyar liraya ulaştığını ifade eden Metin, organize perakende sektörünün, organizasyon yapısıyla kayıt dışı ekonomi ile mücadelede etkin bir araç olduğunu bildirdi.
Metin, sektörün tamamen kayıt içi ekonomiye dahil olduğunu belirterek, sektördeki faaliyetlerin verimli bir şekilde sürdürülebilmesi için lojistiğin de önemli bir araç olduğunu anlattı.

     -”2023 yılına kadar dünya çapında 10 marka çıkaracağız”-

Metin, Türkiye ekonomisinin önemli bir parçasını oluşturan organize perakende sektörünün, 2023 hedeflerinin belirlendiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
”Bizim 2023’e yönelik hedeflerimizden birisi de dünya çapında en az 10 marka çıkarmak. Bu markalardan en az 2’sinin perakendecilik sektörüne yakışacağını düşünüyorum. Dünya marka değerleri sıralamasında birçok Amerikalı, Fransız ve İngiliz dev perakende markaları var. Hem de bunlardan bazıları kooperatif ortaklık modeliyle kurulmuş şirketler, şimdi büyük birer marka olarak karşımızda duruyor. Siz sektör temsilcileri güç ve inanç birliğiyle en az 2 veya 3 perakende markasını dünyaya Türkiye adına çıkartacaksınız.”

Mehdi Eker’in yurtdışı programı sebebiyle onun yerine Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu programa katıldı.

Türkiye’nin gelişim sürecine değinen Arzu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Türk girişimcisi bugün dünyanın her yerine ulaşmış durumda. İhracatta  36 milyar dolardan 150 milyar dolara geldik. Dünyanın her ülkesine mal satarken, acaba neden dieğr ülkelere zincir marketler açmıyoruz?  Perakendede neden dünya markası olmayalım? Yerel marketlerimizin yerli ürünlerimizle başka ülkelerde yer alması gerektiğine inanıyorum. Bunu 2023 vizyonumuzun bir parçası haline getirmeliyiz.

Sudan ve Tanzanya’da çiftlikler kurmak istiyoruz. 25 üründe dünyada ilk 5 içindeyiz.  Bu bize yetmiyor. Daha fazla ürün elde edip o ülkelerde ya da burada işlemek istiyoruz. Sizinle beraber Türkiye perakendesinde dünya markaları oluşturmak arzusundayız.”

TPF Başkanı Selamet Aygün açılış konuşmasında güncel gelişmelere değindi. 2006’de kurulan federasyonun 15 perakendeci derneği, 325 şirket, 3262 perakende noktası, 65 bin istihdamı olduğunu  bildiren Aygün,  2007’den beri sektör %21-25 arası bir büyüme kaydettiğini ifade etti.

Aygün sözlerine şu şekilde devam etti:

Perakende yasası konusunda görüşlerimizi bakanlığa ilettik. Adil olması gerektiğini, perakendecilik üst kurulu oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Bu kurumun birçok problemi çözeceğini düşünüyoruz. Mesleki eğitimin önünün açılması gerektiğini düşünüyoruz. Çalışma saatlerinin düzenlenmesi, haftasonu ve servisçiliğin düzelenmesi gerekiyor. AVM lokasyonlarının sağlıklı bir şekilde belirlenmesini istiyoruz. Bu yasa artık çıkmalıdır.

Discount zincirleri haksız rekabet yaratıyor

Amerika’da Walmart terörü esiyor. Türkiye’de de bunu hissediyoruz artık. Üretici firmaları tehdit eden, ufak esnafı yok etmeye çalışan market zincirleri var.  81 milyar cirosu olan perakendenin %10’unu bu firmalar gerçekleştiriyor. Bu firma için bir üretici bir ürün üretiyor. Başka bir perakendeci aynı firmadan ürün istediğinde, bu firma üreticiyi tehdit ediyor. Bir perakendecimiz salı günü basında insertini yayınlıyor. Başka bir firma insert vermek istediğinde medya tehdit  ediliyor.

Sektörden çekilen firmalarımızın yine yerli perakendecilerimizin bünyesine katılması sevindirici.
Son dönemlerde Samsunda yerel marketlerimizin Sammar adıyla birleşmesi sevindirici bir haber. Birliktelik ve organizasyona ihtiyacımız var. Rekabet şartları bunu gerektiriyor.

Aygün, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu büyümeyi TPF olarak sürdürülebilir hale getirmek ve rekabet ortamında perakendecilerimizi desteklemek en önemli hedeflerimizden biridir. Bu amaçla ülkenin farklı yerlerinde farklı zamanlarda organizasyonlar gerçekleştirdik.  Perakendeciler ve tedarikçileri buluşturmak ve eğitim çalışmalarını sürdürmek temel motivasyonlarımızdan biri oldu.  Eğitim alanında MEB ve İŞKUR işbirliğiyle sektörde nitelikli istihdam yaratmak adına kurslar açtık. 800 civarında kursiyer bu kurslarda eğitim alıyor.

Sosyal sorumluluk anlamında Taşlıçay Sağlık Ocağı ve Taziye evini açtık. Van Göztok köyündeki okul binasının açılışını gerçekleştirdik. Şimdi bu okulun öğrencilerinin ihtiyaçlarını da karşılıyoruz.

Arakan’a 100 bin liranın üzerinde yardım gerçekleştirdik.

Geçtiğimiz yıl zarfında sektörümüzü umutlandıran bazı gelişmeler oldu. İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün oluşturulması bizi ziyadesiyle memnun etti.  TÜİK’in iş istatistik daire başkanlığı perakendedeki istihdamı ölçme imkanını yarattı. Tarım Bakanlığı’nın takip sistemi ve diğer cidi çalışmalarını görüyor ve takdir ediyoruz. Hayati Yazıcı’nın döneminde Perakende Yasası’nın çıkacağına inanıyorum.

Bir diğer önemli meselemiz ise çevre kirliliğinin engellenmesi. Naylon poşet konusunda kararlı bir tavır gerekiyor. İBB’nin topladığı günlük 10 bin ton çöpün %10’unu naylon poşet oluşturuyor. Bu konuda duyarlı davranmak şarttır. Ruanda gibi ülkelerde dahi bu konuda uygulamalar var. Biz de Türkiye Engelliler Derneği ile bu konuda bir sosyal sorumluluk projesi geliştirdik. Onların ürettiği bez torbaları maliyet fiyatından satacağız.

Sözlerimi Al Gore’un bir sözünü hatırlatarak son vermek istiyorum: “Eğer hızlı gitmek istiyorsanız yalnız gidin, eğer uzağa gitmek istiyorsanız yanınız  başkalarınıza alın.”

Organizasyon Komitesi Başkanı Ali Bayramoğlu;

“Samsun’daki 4 markanın Sammar adı altında birleşmesi çok önemli. Bu  bizim geçen yıl en çok üzerinde durduğumuz konulardan biriydi. Güçlerimizi birleştirmek ve ortak hareket etmek gerekiyor.

Milletvekilliği dönemimde perakende yasası gündemimdeki konuların başına geliyordu. O dönem farklı kurumların ve birimlerin görüşlerini istedim. Çıkardığım fikir şu: Kimse perakende yasası istemiyor. Herkes kendi yasasını istiyor.

Bu işin olması için tarafların asgari fikirlerde buluştuğu bir taslak çıkarılması gerekiyor. Yasa çıkarmak kolaydır, fakat önemli olan perakendecilerin doğru bir taslak teklif etmesidir.

Perakendeci Avrupalı perakendecinin Türkiye pazarına yönelmesi durumuna karşı hazırlıklı olmalıdır. Avrupa yaşlı nüfusunun tüketim yetersizliği nedeniyle genç Türkiye pazarına gözünü dikmiş durumda. TPF bu konuda hazırlık yapmalı, bir strateji belirlemelidir.

Yerel perakendeci yabancı marketler satın alacak diye şube açma yoluna gitmemelidir.

Sanal market, gerçek marketin yerini alıyor.  Perakendeci bu sürece nasıl dahil olacak? Lojistik desteği mi verecek, yoksa kendi bir site açarak pazara mı girecek?  Bunun kararı verilmelidir.

Retail News ve Türkiye Perakendeciler Federasyonu organizasyonuyla gerçekleştirilen 2. Perakende Zirvesi’nin sonuç bildirgesini Perakende Uzmanı Mustafa Kalkandelen sundu.

Kalkandelen’in sunduğu 2.Perakende Zirvesi Kongre Sonuç Değerlendirmesi metninde şöyle denildi:

Gelecek geldi! Şimdi tutkuyla sorumluluk alma zamanı…
325 üyesi, 3262 perakende noktası ve gösterdiği ciddi büyümeyle Türkiye perakendeciliğinde önemli bir güç haline gelen TPF, artık daha etkili ve güçlü bir şekilde aşağıda listelediğimiz konularda ağırlığını koymalı ve sonuç almalıdır:

1) Müşteriye daha yakın olmak ve müşteriye her mecrada hizmet vermek için sosyal medya ve e-ticaret imkanları geliştirilmelidir. Bu konuda yapılan çalışmalara ağırlık verilmelidir.

2)Yıllardır sürüncemede kalan Perakende Yasası’nın çıkarılması konusunda daha etkin çalışmalar yapılmalıdır. Perakende üst kurulu oluşturulması için lobi faaliyetleri yürütülmeli ve düzenlemelerde etkin rol alınmalıdır. TPF tüm tarafları kapsayan, hakkaniyetli ve dürüst bir taslak hazırlayıp proaktif olmaldır.

3)’Engelli üretiyor, doğa kazanıyor’ sloganıyla başlatılan naylon torba kullanımını azaltmak ve bez torba kullanımını artırmak amacını taşıyan sosyal sorumluluk projesi, tüm üyeler tarafından inançla desteklenmelidir. Federasyon tarafından sürekli yeni sosyal sorumluluk projeleri üretilmelidir.

4)İşimizin temel direği olan insana yatırım çalışmaları yoğunlaştırılmalıdır. Bu yıl bitirilen Eğitim 1 paketinin devamı niteliğinde olan Eğitim 2 paketi de etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Perakende Akademisi fikri hızla hayata geçirilmelidir. Her şey benzeşiyor, farkı yaratacak olan insanımızdır. Çalışanlarımıza yatırım yapmaya devam edilmelidir.

5) Üyelerin güç birliğini en üst noktaya taşımaları gerekir. ‘Birlikten kuvvet doğar’ prensibiyle hareket ederek sektörün zorlayıcı rekabet şartları ve kuvvetli rakipler karşısında,  TPF üyeleri arasında kurulacak daha yakın ve samimi işbirlikleri zorunlu hale gelmiştir. Özellikle satın alma görüşmelerinde pazarlık gücünü arttırmak, ortak özel markalar oluşturmak, yabancı ülkelere ortak yatırım yapabilmek,  sarf ve yatırım mallarını birlikte satın almak gibi hayati önem taşıyan ticari eylemlerde Fayda A.Ş.’ye gereken kuvvetli destek verilerek sinerji yaratılmalıdır. Fayda A.Ş. projesi gerekli desteği gördüğü takdirde bu anlamda etkin rol oynayacaktır.

6)TPF kendi bünyesinde 2023 hedeflerini belirleyerek adım adım izlenecek bir yol haritası oluşturulmalıdır.

7) Tüketicilerin çevre ve doğal kaynak konusunda giderek daha fazla hassaslaştığı, yeşil ekonominin ön plana çıktığı günümüzde ‘gelecekte iş yapabilmenin teminatı’ olan ‘sürdürülebilirlik’ ilkelerini TPF üyelerinin ne derece uyguladıkları sorgulanmalı ve bu konuda bir proje grubu oluşturularak beraber hareket edilmelidir.  ‘Sürdürülebilirlik konusunda neredeyiz? Neler yapmalıyız? Satın alma politikalarımızda bu olguyu ne kadar gözetiyoruz? Tedarikçilerimiz bu konuya  hassasiyet gösteriyor mu?’ sorularına acil ve eyleme dönük cevaplar aranmalıdır. Bu konuda oluşturulacak etkili bir proje TPF üyelerine sektörde ciddi bir pozitif imaj kazandıracaktır.

8) TPF üyelerine kongre süresince yapılan sunumlarda ortaya çıkan ilginç ve uygulanmasında fayda görülen hususlar şu şekildedir: (Tavsiye niteliğindedir)

a) Alışveriş yapan kadınları mağazaya çekmek noktasında bir cazibe merkezi olan, hızla büyüyen ve kârlılık oranı oldukça yüksek olan kozmetik reyonlarının mağazalardaki konumunu, ürün çeşitliliğini, renk, fotoğraf, bilgi gibi görsel zenginliği oluşturan enstrümanlarını, raf düzenini, zemin ve aydınlatma sistemini gözden geçiriniz. Büyüme oranınızı artırmak, daha fazla müşteri çekmek ve müşteriyi mağazanızda tutma sürenizi artırmak adına bu reyon oldukça verimli kullanılabilir.

b)Nielsen araştırma şirketinin hazırladığı rapor, yerel marketlerin alkolsüz içecekler, kişisel bakım ve deterjan bölümlerinin alınacak bazı tedbirlerle ciddi bir büyüme potansiyeli taşıdığını göstermektedir.

c)Meyve sebze kategorisinde eğitimli ve tecrübeli personelin mağazada ve reyonda olmaları, müşteriyi dikkatle dinleyip izlemeleri, isteklerini tam ve doğru biçimde anlayıp yerine getirmeleri, bu kategorideki iş süreçlerini büyük ölçüde verimli kılacaktır.

9) TPF, üyelerinin ortak problemlerine ortak çözümler bulabilmek adına KOSGEB’le yakın çalışmaya başlayacak ve ‘İşbirliği Güçbirliği’ programından ve bu programın sunduğu kredi imkanlarından en kısa zamanda yararlanılmaya başlayacaktır.