Yazarlar

Büyük mü,hızlı mı?


Geriye dönüp bir bakalım neler değişti? Evler, arabalar, kullandığımız araçlar ve en önemlisi insanlar. Bunların hepsi değişmedi mi? Fiziksel özellikleri, duyguları ve düşünceleri  değişiklik arz etmeye başladı.Şirketler de yaşayan bir organizma olarak adlandırıldığına göre onlar da değişim gerekmektedirler.Bir şirket neden değişir?Yerini değiştirdiği için mi,yeni bir genel müdür geldiği için mi ya da hayatta kalabilmek için mi?Belki hepsi ama en önemlisi hayatta kalabilmek için olmasi daha doğrusu sanırım.

Günümüzde bilgi o kadar hızlı değişmektedir ki “ göz açıp kapanıncaya kadar “ tabiri vardır ya aynen öyle.Bu bilgiyi zamanında alan ve de faaliyete geçiren avantajlı diğerleri bir adım geride kalmış oluyorlar.Ya hiç haberi olmayanlar ?

Onlar da sermayeden yiyerek zamanla tükenip yok olmaya doğru ilerliyorlar.Peki sadece bilgiyi fark edip,özümseyip , uygulamak yeterli mi?Bu olay şirketleri rakipleri karşısında güçlü kılmaya yeterli mi? Bundan yıllar önce olsaydı bu cevaba evet diyerek cevap verirdim ve doğru cevap da bu olurdu ama şimdi bu tek başına doğru olmuyor.Belki çoğu rakiplerinizi geride bırakacaksınız ama bu şimdilik olacak.Bir sonraki adımda siz geride kalabilirsiniz.

Bilgiyi en güncel aldınız, bünyenize uyguladınız, gerekli tedbirleri aldınız. Ve her şey tamam dediniz ama unuttuğunuz bir şey var! Zamanında ve hızlı bir şekilde uygulamaya geçtiniz mi? Nereden çıktı şimdi bu diyebilirsiniz.  Ama artık zaman hız  ve verimlilik devri.  Zamanla bu hıza ayak uydurmak zorunda kalacaksınız ya da yok olup gideceksiniz. Eskiden büyük balık, küçük balığı yutardı. Şimdi ise hızlı balık küçükse  bile kimse yutamaz. Yavaş balık ister küçük olsun isterse büyük olsun yutulmayı bekleyecektir.

Tabii ki işin ikinci boyutu da Bilgiyi hızlı bir şekilde alıp verimli bir şekilde bünyenize enjekte etmelisiniz. O eski ve hantallık olmamalı, bir çita gibi hızlı olmalısınız. Koşarken de tam hedefinize koşmalısınız. Doğru zamanda ve doğru hedefe doğru koşmalısınız, çünkü ikinci bir şansınız olmayabilir. Siz zamanla bir çita gibi koşmayı kendinize hedef edinirseniz, bünyeniz de buna ayak uyduracaktır.

Tabii ki burada şirketlerin bünyesinde çalışanlar da çok ama çok önemlidir. Zamanla çalışanların iş gücünü artırma yollarına gidilmesi gündeme gelecektir.

Dolayısıyla herseyde hızlı bilgiye ulaşılmalı;hızlı hareket edilmelidir.Doğru bilgiler hızlı olursa  verimli olacaktır.Kullanılmayan bilgi ise sadece copluktur.Bilgiler geldiğinde:

 

Yani işi daha az personelle  ve en verimli yapmanın yolları aranılacaktır. Şimdi yanlış gibi görünse de gelecekte doğru olan bu olacaktır. Personelin motivasyonu artırılarak vermesi gereken verim alınmaya çalışılacaktır.Yani insanların içindeki bilmedikleri güçleri de ortaya çıkarmak gerekecektir.Burada şirketler çalışanlarının aile durumlarına kadar bilmeli ve onlara” ben sizinleyim” mesajını vermeli.Bu şekilde olunca çalışanlar içindeki enerjinin tümünü şirketi için harcayacaklardır.

Bir düşünelim zaman zaman duymuşuzdur. Arabanın altında kalan çocuğunu bir anne arabayı tek basına kaldırarak kurtarmıştır. Çanakkale savaşında bir insanın  kaldıramayacağı ağırlıktaki top güllesini kaldırması bunlara işaret değil mi?

O sebeple bundan sonra hem müşteri memnuniyeti hem de çalışan memnuniyeti çok ama çok önemlidir.

Bir atasözümüz der ki”

“çok gezen mi bilir çok okuya  mi?”

Bu sözün arkası hep acık kalmıştır.Neden mi çünkü bazi yüzyıllar gelmiş çok gezen bilmiş;bazı yüzyıllar gelmiş çok okuyanlar bilmiş.

Ya simdi!

Bilgi cağı diye adlandırdığımız bu yüzyıl ise “çok okuyup,çok gezeceksiniz…!”

O kadar zor ve kolay yuzyil ki her iki tezatligi da icinde barindiriyor.Yani istediginiz bilgiyi istediginiz zaman elde edebiliyorsunuz.Ya sonrasi?

Bunlari yorumlamak ve derler ya atalar yerli yerine oturtmak onemli olan.

Iste bu da kendini yenileyen yonetim kurulu ve kendini yenileyen insan kaynaklari ile yapilmaktadir.O halde bir de zamanin cok dar oldugu fakat bilginin de cok bol oldugu bu yuzyilda cok calismamiz gerekecek cok…

Tek sansimiz var onu da iyi degerlendirmek gerekecek.Hem sirket sahibi olarak hem de calisanlar acisinda yenilenme ve yenilesim yillari olmalidir.

Hz.Mevlana’nin  siirinde dedigi gibi:

“Bugun Ahmed benim,ama dunku Ahmed degil,

Bugun Anka benim,ama yemle beslenen kuscagiz degil…”

Sanirim yüzyılımızı güzel tarif ediyor.

Bu sadece sirketler icin degil,aileler icinde onemli bir konu,cunku kusat catismalari daha cok yasanacak demektir.Yani aileler de kendilerini yeni bilgilerle donatmalari gerekecektir.

 

Bunlar şimdi bize hayal gibi geliyor ama geçmişte çoğu şey de hayal değil miydi? Sizce şimdi hızlı balık olma zamanı değil mi? Ama hangi balık olacağınıza siz kara vereceksiniz?

Yoksa sizin için sadece “bir varmış ,bir yokmuş” diyeceklerdir.