Yazarlar

Ekonomik krizin psikolojik etkileri


Kriz ne olursa olsun insan üzerinde oluşturduğu ilk etki ‘Şok Dönemi’dir. Bu küresel ekonomik krizde de öncelikle insanlar inanma güçlüğü yaşayacak ve bu olayın etkisi ile ne yapacağını bilmez bir halde durağan kalmayı tercih edecektir. Bu dönemi takip eden ‘Tepki Dönemi’ şok döneminden sonra birkaç gün içinde yaşanmaktadır. Bu dönemde konu hakkında yorum yapmalar, sisteme eleştiriler, kabullenmemeler, reddetmeler ve buna sebep olan faktörlere yönelik tepkiler artmaya başlar. Ve ne yapabileceği konusunda kararlar alınmaya bunu takiben de durağanlıktan çıkılıp, hareket etmeye başlanılacaktır. Bu dönemin sonucunda da yaşanan bu krize yönelik ‘Uyum Dönemi’ oluşacaktır. Duruma uyum sağlayıp yaşantısına devam edenler kadar bu krizin yarattığı etkiler ile kendine ve çevresine zarar verebilecek kişiler de oluşacaktır. Bu dönemlerden yola çıkarak ekonomik krizlerin insanın üzerinde yarattığı psikolojik etkileri daha detaylı bir şekilde sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Ekonomik krizler, insanların geleceğe yönelik kaygı ve endişelerini artırmaktadır. İnsan geleceğini garantiye almak ve geleceğe güvenmek ister. Geleceğin onun temel gereksinimleri için ne tür zorluklar yaratacağı üzerinde düşünmeye başlar. Geleceğini tehdit eden her olaya karşı endişe ile bakar. Bu konuda Maslow’un İhtiyaçlar Teorisi’nden bahsetmeden geçemeyeceğim. İnsan, ihtiyaç teorisinde var olan fizyolojik gereksinimlerini bile karşılayamayacağı endişesinden dolayı diğer gereksinimleri ile ilgilenmeyecektir. Yaşamını ve ihtiyaçlarını tehdit altında hisseden insan kendini geliştirmek için çaba gösteremeyecektir. Maslow hiyerarşisinde en son kategori olan kendini gerçekleştirmede sorunlar yaşanacaktır. Buradan yola çıkarak insan temel ihtiyaçlarını karşılamada sorun yaşadığında daha agresif ve saldırgan olabilir.

KÜRESEL KRİZİN YARATACAĞI OLASI SORUNLAR

1. İş hayatında oluşabilecek sorunlar,
2. Aile içi sorunlar,
3. Bireysel psikolojik ve fiziksel sağlık sorunları,
4. Diğer insanlarla sosyal ilişki sorunları

İŞ HAYATINDA OLUŞABİLECEK SORUNLAR

İş yerlerinde çalışanlar arasında rekabet başlayacak ve çalışanlar işlerini kaybetmemek için diğer insanları geçmeye çalışacak veya kendisi işte kalabilmek için diğer insanların ayağını kaydırmaya çalışacaktır. Her gün işe giderken ‘bugün kim işten çıkarılacak, acaba ben mi?’ diye düşünen ve işten atılma riskini taşıyan bir insan, işe giderken endişeli, gergin ve kaygılı olacaktır. İş hayatı ve işten edinilen kazanç insanın kendini güvencede hissetmesine sebep olur. Bunları kaybedeceği düşüncesi insanın iş verimini düşürecektir. İşe dikkatini veremeyecek, yapacağı şeylere konsantre olmasını engelleyecektir. İş yerinde yaşanacak sorunlar sadece iş veriminin düşmesi olmayacaktır. İş yerindeki arkadaşları ile ilişkilerini de etkileyecektir. Birbirlerini rakip olarak görmeye başlayan kişiler, birbirlerinin yaptıklarını engellemek ya da birbirlerinin açıklarını bularak kendi yerlerini sağlamlaştırmaya çalışacaktır. İş yerinde yaşanacak güvensizlik kişilerin birbirleri ile iletişimlerini de önemli ölçüde azaltacaktır. İletişim de güven sorunu, paylaşımı engeller. Geçmişte aldığı kredileri ödeyemeyen ya da birikimlerini borsaya ya da farklı yerlere yatıran kişiler kendini garantide hissedemeyecektir. Sürekli verilecek haberleri dinlemeye yönelecek kendini yapması gereken işe veremeyecektir.

AİLE İÇİ SORUNLAR

İş yerindeki gerginliğe sebep olan bu kaygı ve endişeli durum kişilerin ev ya da özel yaşamına da yansıyacaktır. Aile bireylerine karşı öfkeli ve saldırgan bir tavır sergileyebilirler. Eve maddi katkı sağlayan kişinin işlerinin bozulması aile fertlerinin ona yönelik davranışlarını olumsuz yönde etkiler. Çocukların kriz öncesi yaşantılarını devam ettirmek istemeleri çatışmalar yaşanmasına sebep olabilir. Çocuk önceden sahip olduğu isteklerine engel konmasını istemeyip tepki gösterebilir. Yaşadığı durum onun arkadaşları arasındaki yerini ve önemini de sarsabilir. Kayıp yaşayan çocuk öfkesini ailesine ve arkadaşlarına yansıtabilir. Eş ile olan iletişim bozulabilir. Gelecek kaygısı yaşayan birey kendine güvenini yitirebilir. Kendine güvenini yitiren birey hiçbir şey yapmak istemeyecektir. İsteksizlik motivasyonu etkileyecektir. Motivasyonu eksik olan birey eşi ile sorunlar da yaşamaya başlayabilir.

BİREYSEL, FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK SORUNLAR

İş hayatının ve maddi kaygıların yarattığı sorunlar insan yaşamının diğer boyutlarını da etkileyebilir. Ayrıca yapmak istedikleri konusunda kararsızlıklar yaşayacak ve risk almaktan kaçınacaktır. Risk almak istemediği ve kendini garantide hissetmediği için parasını harcamayacaktır. Bu da ekonomiyi çıkmaza sürükleyecektir. Üretim ve tüketimin olmadığı bir ekonomi düşünülemez. Küçülme ve üretimin azalması işsizliği artıracak. İşsiz kalan insan da tüketim yapmaktan kaçınacaktır. İnsan sahip olmayı isteyen bir varlıktır. Tüketim insanın sahip olma ihtiyacını destekleyen bir olaydır. Sahip olamamak ve ihtiyaçlarının dışında bir şey alamamakta insanın psikolojik dengesini bozacaktır. Psikolojik olarak depresyon ve anksiyete bulguları gözlenecektir. Ayrıca psikolojik kaynaklı fiziksel şikayetler de ortaya çıkabilir. Baş ağrısı, mide ağrısı, bulantı, gerginliğe bağlı vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılar gibi… Kişiler yaşanan krize bağlı olarak çaresizlik duyguları yaşayabilir. Bu durumdan nasıl kurtulabileceği ve nasıl baş edebileceğini düşünmeye başlar, çareler arar. Çaresizlik hisseden insan ya sorun yaratan durumdan kaçmaya ya da sorunun içinde mücadele etmeye çalışacaktır. Sorundan kaçma yolunu seçen insan, içinde bulunduğu durumla baş edemediğinde kendine zarar verebilecektir. İş hayatının ve özel yaşamın kaybedildiği anlar yaşanabilir.

DİĞER İNSANLARLA SOSYAL İLİŞKİ SORUNLARI

Beklentilerin karşılanamayacak düzeye gelmesi kişileri birbirinden uzaklaştırır. Pek çok insan kendini sosyal yaşamdan izole edebilir. Geçmişteki maddi olanaklarını kaybeden insan kendisini diğer insanlardan uzaklaştırabildiği gibi, diğer insanlar tarafından da terk edilebilir. Krizle ilgili olumsuz düşünceler kişilerin kaygı, korku, öfke, endişe, gerginlik, yalnızlık, çaresizlik, risk almamak, isteksizlik, yetersizlik ve güvensizlik, motivasyon azalması şeklinde duygu ve davranışlarını artıracaktır. Küresel kriz kişilik özelliklerine bağlı olarak da her insan üzerinde farklı etkiler yaratacaktır. Kişilik özelliklerinin yanı sıra kişinin sosyo-ekonomik yapısını da göz ardı edemeyiz. Psikolojik etkilerden bahsederken bireyi bir bütün olarak ele almamız gerekiyor. Psikolojik yapısının oluşumunda toplumsal boyutunu yok saymak mümkün değil. Bireylerde meydana gelen bu değişiklikler toplumun değer yargılarını da etkileyecektir.