Yazarlar

Mağazaların reklam alanları


Anadolu’da gezerken marketlerde gördüğüm en ilginç sahne; mağaza dışında ve içinde yer alan bedelsiz üretici marka reklamlarıdır.

Dış duvar boyanacaksa, hemen bir firma talip olmuş ve kendi görselini yerleştirmiş. Mağaza içinde boş bir alan veya ayrılması düşünülen bir bölüm varsa, yine iyiliksever bir firma (!) kendi reklamı ile kaplamış. Oysa bütün bu çalışmaların bir plan dahilinde ve hatırı sayılır bütçeler eşliğinde gerçekleştiğini bütün üreticiler iyi bilmektedirler. Bu sebeple perakendecilerimizin de iyi değerlendirmesi esastır.

Fiyatın belirlenmesine gelince; mağaza dış cephesi için o mağazanın yer aldığı lokasyon ve önünden geçen insan sayısı referans alınır. Mağaza içinde ise müşteri sayısı ve hedef kitle uyumu tarifeyi belirler.

Ancak buna rağmen sadece geliri artırmak üzere her yere gelişigüzel üretici reklamı konamaz. Zira öncelikli amaç perakendecinin kendi mesajlarını vermesi, yani kendi reklamını yapmasıdır. Bu konuda yanlış olan ise; çoğunlukla elde yazılan ve okunaklı olmayan afişlerin mağaza içine ve dış cepheye doldurulmasıdır.  Neticede müşteri dikkati dağıtılmaktadır. Elbette gazete, kitap okumayı sevmeyen ağırlıktaki bir hedef kitlenin, vakit ayırıp sizin bütün afişlerinizi tek tek incelemesi beklenemez. Önce bu sayıyı azaltmak, sonrada 2-3 saniye gibi kısa zamanda dikkati çekmek üzere düzenlenmiş, resmi fazla, yazısı az afişleri kullanmak gerekir.

Teknolojinin bu gün geldiği noktada artık bilgisayarda hazırlanmış özel afişlerin ucuz bir yazıcı yardımıyla üretilmesi çok kolay hale gelmiştir. Bu durumda el yazısı geçmişte kalmalıdır.

Mağazalar içinde afişten daha fazlasını kazandıracak birçok dijital ekranı yerleştirebilecek yerleri bulmak çok kolaydır. Hem mağaza içini daha sevimli kılmak hem de bunu gelire dönüştürmek üzere bu kanalda kullanılmalıdır.

Reklam veren markaların hedef kitleye ulaşabilmek ve her noktada onlarla iletişime geçmek üzere bu araca ilgisiz kalması beklenemez.

Mağazalarda duvar dibine konacak yüksek raflarda, insan elinin uzanamadığı en üst raf reklam alanı haline getirilebilir. Her kategoride bir markanın metrelerce ürün teşhiri o seviyede afiş veya bilboard işlevi görmesini sağlar. Hele tavan yüksekliği farklı olan mağazalarda ortada yer alan reyon grupları bile bu amaçla kullanılabilir.

Geçtiğimiz aylarda yeni trend olarak kare barkod uygulamalarından bahsetmiştik. Mobil cihazınıza yükleyeceğiniz bir uygulama ile o barkodu okuttuğunuzda ürüne ait her türlü bilginin öğrenilebileceğini belirtmiştik.

Yukarda bahsettiğimiz dijital ekran yardımıyla yapılan reklam faaliyetinin kare kod ile birleşimi olan bir yeni uygulama ise Güney Koredeki Tesco Marketten geldi.

Bu tecrübeli perakendeci, mağaza sayısını artırmadan ciroyu artırmanın yolunu bulmuş. Güney Kore, ençok çalışan insana sahip ülkelerin başında geliyor.  Devamlı koşuşturma içindeki bu insanlar ulaşımda en çok metroyu kullanıyorlar.

Tesco market bu hedef kitleye yakınlaşmak üzere metro istasyonlarına reklam vermiş. Ama bu dijital reklam alanlarına bütün mağazanın görsellerini taşımış. Ürünlerin üzerinede QR barkodları yerleştirmiş. İnsanlar metro beklerken, cep telefonu kameraları ile seçtikleri ürün barkodlarını okutarak alışverişlerini tamamlıyorlar. İş çıkış saatlerine göre belirledikleri saat diliminde de eve teslim edilmesini istiyorlar. Bu şekliyle Tesco yönetimi satış alanını artırmadan yüzde 130 ciro artışı sağlamıştır.

Alan yönetiminin birinci şartı olan “ yeni yatırım yapmadan önce mevcut satış alanında yapılacak işlere yoğunlaşın” kuralının burada başarı ile uygulandığını söyleyebiliriz.

Büyük ölçekli perakendeciler bir taraftan kendi reklam departmanlarını oluştururken, diğer taraftan mutlaka başarılı bir reklam ajansı ile de çalışırlar.

Pazarlama iletişimi için bu uzmanlaşmadan yararlanmanın yanında yukarda saydığım çalışmalarla gelir kapısını artırma imkanıda vardır.

Yerel perakendecimizin çoğunluğu ise bünyede bir reklam departmanı bulundurmaz, insert dışında bir reklam faaliyetin de de bulunmazlar. Dışardan yerel reklam ajansı ile çalışanlar ise sınırlı yaratıcılıktan istifade edebilirler. İşte fiyat dışındaki rekabet alanlarından bir tanesi de bu önemli konudur. Bunu da kaybetmemek gerekir.

Satınalma tercihlerinin yüzde 70 i satış alanında belirlenir. Bu birinci gerçektir. Bir resim, yüzlerce kelimenin söyleyeceğinden daha fazlasını söyler. Bu da ikinci gerçektir. O zaman yaratıcı afiş veya dijital ekran, hem perakendecinin kendi mesajları için hem de talep hazır olduğundan, üretici markalara kolay pazarlanacak bir üründür ve çok gereklidir.

Ülkemizde ‘satış noktası reklamcılığı’ konusunda başarılı şirketler vardır. Alışveriş arabaları, zemin grafikleri, raf ayraçları, kiosklar ve kasa alanlarının değerlendirilmesi şeklinde değişik reklam mecralarını mağazanıza getirebilirler.

Üstelik bu çalışmalar mağazayı daha renkli ve zevkli alışveriş mekanları haline dönüştürebilir.