Yazarlar

Mal ve hizmet tedarikçinin korunmasına dair Türk Ticaret Kanunu’nda bulunan özel hükmün getirdikleri


Günümüz ticari hayatında önemli bir kavram olarak da orta ve küçük ölçekli işletmeler kavramı yer almaktadır. Özellikle büyük işletmeler karşısında, gerek finansal gerekse de satış/pazarlama açısında zorlanmakta olan şirket/işletmelerin korunmasına dair çeşitli düzenlemeler hukukta yer almaktadır.

Bu kapsamda 13/01/2011 tarihinde kabul edilen 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 1530. Maddesinde getirilen düzenleme dikkat çekmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret kanunu 1522. Maddesinde ölçeklerine göre işletmelerin sınıflandırılacağı esasına getirerek, konuyu Ticaret Hukuku anlamında tanıma kavuşturmaktadır. Aynı Yasanın 1523. Maddesi de finans işleri ile iştigal eden ya da menkul kıymet alım satımı gibi aracılık faaliyetinde vb. bulunan firmalar yönünden büyük işletme hükmünde olacaklarını düzenlemiştir.

Türk Ticaret Kanunu 1530 maddesinde ise uzun ve ayrıntılı bir düzenleme ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarına ilişkin düzenleme yapar iken aynı zamanda da küçük ve ortaboy sayılacak olan işletmelerin korunmasına yönelik özel düzenlemelerde getirmiştir.

F) Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları

MADDE 1530 (1) Aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ticari hükümlerle yasaklanmış  işlemler ve şartlar batıldır. Ancak, sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken edimler için kanunun veya yetkili makamların koymuş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır; sınırı aşan edimler hata ile yerine getirilmiş olmasa bile, geri alınır. Bu sınırlarda, Türk  Borçlar Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uygulanmaz.

 

(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.

 

(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.

 

(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:

 

a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.

b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.

c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.

d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre,  mal  veya  hizmetin  alınmasından  itibaren otuz  günü  aşıyor ve bu  durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.

 

(5) Sözleşmede öngörülen ödeme süresi, faturanın veya eş değer ödeme talebinin veya mal veya hizmetin alındığı veya mal veya hizmetin gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir. Şu kadar ki, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça anlaşmak suretiyle taraflar daha uzun bir süre öngörebilirler. Ancak alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olduğu veya borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hâllerde, ödeme süresi, altmış günü aşamaz.

 

(6) Gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini,  alacaklının  geç   ödeme  dolayısıyla   uğrayacağı  zarardan  borçlunun  sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümleri geçerizdir. Geçersizlik durumunda yedinci fıkra uygulanır.

 

(7) Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.

(8) Mal veya hizmet bedelinin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü durumlarda, bu maddenin ödeme sürelerini düzenleyen hükümleri birinci taksit bakımından uygulanır. Her bir taksit tutarının ödenmeyen kısmı yedinci fıkrada öngörülen oranda gecikme faizine tabidir. Alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme veya tarımsal veya hayvansal üretici olup borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.

Yasanın hükümleri dikkate alındığı aşağıda belirtilen hususlara, mal ve hizmet alımında dikkat edilmesi gerekecektir. Zira her bir market sahibi şirketin gerek sermaye yapısı gerekse de büyüklüğü itibariyle Büyük Ölçekli İşletme sayılabileceği açıktır.

Yukarıda belirtilen uygulamayla ilgili olarak satınalma/pazarlama birimlerinin detaylı bir çalışma yaparak, mal ve hizmet alımı yapılan firmalar ile hayvansal ve tarımsal pazarlama yapan firmalarla olan anlaşmaları gözden geçirmeleri, pazarlama satış süreçlerini yeniden yapılandırmaları, özellikle ürün stoku, satış süreci ve ödeme konularında yasaya uygun düşecek şekilde anlaşmalar yapmaları önerilmektedir. Yine bu konuda ilgili birimler ile finans ve pazarlama birimine yasanın detaylı anlatılarak ticari işlemlere yönü verilmesi düşünülebilecektir.