Yazarlar

Sektör için öneri-yorum : “Türkiye Perakendeciler Birliği ”


Yaklaşık olarak yedi yıldır sektörel konularda düşüncelerimi, hayallerimi ve hedeflerimi paylaşma fırsatını bulduğum mecralarda neredeyse her yazım perakende ile ilgili olmuştur. İlk yazım dışında en heyecanlandığım konulardan bir tanesini daha sizlerle paylaşmaktan dolayı mutluyum.

Ülkemizin son on yılındaki ekonomik gelişmesinde en önemli lokomotif sektörlerden bir tanesi perakende sektörüdür. Özellikle üretim süreçleri itibarıyla, milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiren en büyük sektördür kanaatimce. Gerek istihdam, gerek üretim ve ekonomik hâsılaya yaptığı katkı ve gerekse sunduğu üretim ve hizmetlerin doğrudan faydasını elde etmeye çalışan nüfusun tamamını etkileyen perakende sektörü birçok sorunla boğuşmakta. Çok hızlı bir büyüme eğilimi gösterirken ülkemizin de konjonktürel gelişimine paralel olarak yaşadığı temel sorunlara çözüm bulma konusunda ise, bir o kadar da geriden gelmekte. Gerçekten de son yıllarda, perakendenin her alanında inanılmaz hızlı ve dünya standartlarında gelişmeler kaydedilmekte. Bu hepimiz için sevindirici bir durum. Bu esnada da bazı aktörler değişik sivil toplum kuruluşları etrafında bir araya gelerek, kendi sorunlarına kendilerince çözüm aramaya başladılar. Örneğin AMPD olarak kısaltılan Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği, bilinen bu konudaki ilk ve en etkili sivil toplum kuruluşlarının başında gelmektedir. Daha çok gıda dışı perakende sektörü ile ilgilenmiş ve sonlandırılacağı söylentilerini duymamıza rağmen halen faaliyetine devam etmektedir. 2006 yılından itibaren hızlı bir şekilde kurulmaya başlanan ve sürecin başından itibaren içerisinde olduğum özellikle Gıda perakendesinin tartışmasız en büyük ve etkili dernekleri ve onların çatı örgütü TPF           (Türkiye Perakendeciler Federasyonu). Özellikle son yıllarda etkisini iyice hissettirmeye başlayan TPF, bir çok konuda sektörün önemli sorunları ile ilgilenmeye ve çözüm arayışları ile öncü olmaya devam ediyor. Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği AYD, tamamıyla sektörün özel bir alanında temel sorunları çözümleyebilmek ve müşteri gelişimlerine katkı sunabilmek amacı ile çalışmalarına çok yönlü olarak devam ediyor. Yine, bünyesinde ülkemizin en değerli markalarını ve önemli ciro payları olan firmaları barındıran Birleşmiş Markalar Derneği(BMD), özellikle yeni dönem ile birlikte etki alanını artırarak temsil kabiliyetini daha ileri noktalara taşımayı hedeflemiş durumda. Tescilli Markalar Derneği ve benzeri sayabileceğimiz bazı derneklerin yanı sıra en son olarak da başkanlığını Sayın Vahap Küçük’ün yaptığı TAMPF (Tüm Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu) kuruldu. TAMPF‘nin kurulabilmesi için Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği(AYD), Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), Kategori Mağazacılık Derneği (KMD), Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) ve Turizm Restoran Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) olmak üzere 5 dernek bir araya geldi. Aslında sanırım temel amaç, sektörün sorunlarına yönelik çözüm birlikte çözüm üretmek.

Temel olarak şunu söylemeliyim ki; uzmanlık alanları itibarıyla birbirlerine çok yakın olan perakende formatların ayrı ayrı STK çatısı altında bir araya gelmeleri çok doğal ve beklide doğru bir strateji. Ancak bu kadar farklı dernek ve federasyon ile belki de daha da artabilecek bir dernek enflasyonunun sektörün sorunlarına çözüm yerine çözümsüzlük getirebileceğini de göz ardı etmemek gerekir. Nedeni gayet açık : “kültürel kodlarımız”! Hayatının herhangi bir döneminde bir dernek ya da benzeri bir topluluk içerisinde görev alanlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır. Perakende sektöründeki bugüne kadar ki gelişmeleri takdirle karşılıyor ve çözüm için iyi niyetle gayret içerisinde olanları takdir ve tebrik ediyorum. Ancak başta, yıllardır çıkartılamayan “Perakendecilik Yasa Tasarısı” ve sektörün önünde dağ gibi bekleyen birçok sorunun çözüm bence bir üst kurul niteliğinde olacak “Türkiye Perakendeciler Birliği”. Bu birliğin amacı Türk perakendesini kayıtlı, kurallı ve standartlarının belirlenerek sürekli gelişim unsurlarının oluşturularak tek elden sorunlara kesin çözüm üretmek olmalıdır. Herkesi temsil edebilecek bir yapıda teşekkül edecek olan birlik, sektör temsilcisi konumundaki STK’lardan üyeler ile alanında uzman bürokratlar ve atanmış uzmanlardan oluşmalı. Yasal bir sistem ile kurularak faaliyet sınırları, üyelerinin kimlerden oluşacağı, görev tanımları ilgili yasalar ve yönetmeliklerce belirlenmelidir.

Türkiye Perakendeciler Birliği Gümrük ve Ticaret Bakanlığımızın uhdesinde kurularak çözüm için yine bizzat sektör temsilcilerinin arayışlarına devlet desteği verilmesi esası ile alınacak kararların geçerliliği ve beklide mesleki standart ve kalifikasyonlar ile gelişim modelleri oluşturulması ve istihdam konusunda tek ve birinci elden çözüm olacaktır. Bu konuda atılacak her adım, perakende sektörüne, ülke ekonomisine kalıcı ve sürdürülebilir modern bir çözüm sağlamak adına çok önemlidir. Değerli sektör büyüklerimizin dikkatine…!

“ Yapabileceğimiz şeyleri yapmaya başlarsak kendimizi hayretler içerisinde bırakacak sonuçlar alırız “…           

                                                                                                                                                                                                                                                Edison