Yazarlar

Takım yönetiminde mükemmellik


Eğitimlerimin genel amacını, katılımcılara sürekli  “Evet iyiyiz, daha iyi nasıl oluruz, evet şimdi daha iyiyiz, mükemmel nasıl oluruz” olarak vurgularım. Bunu ısrarla söylememin sebebi, genellikle herkesin en başta zayıf noktalarını belirtmesidir. Güçlü yanlar pek hatırlanmaz ya da üstünde durulmaz. Hâlbuki bizi hedeflerimize ulaştıran güçlü yanlarımızdır. Bizlerin zayıf olarak gördüğü, ancak aslında “gelişmesi gereken yanlar” olarak tanımlayacağımız yanlarımızı geliştirmek önemlidir. Diğer taraftan bunların gelişmesi için referansımız her zaman güçlü yanlarımızdır.

İnsanların güçlü yanları olduğu gibi, takımların da güçlü yanları vardır. Tabiki gelişmesi gereken yanları da. Takımın bir amaç için bir araya geldiğini düşünürsek, amacını ve hedefini gerçekleştirmek için bir performansa ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Bu performansın iyi mi, çok iyi mi ya da mükemmel mi olmasını neler belirler? Takım yöneticilerinin takım ruhu ya da  takımdaşlık olarak tanımladığı birlikte güçlü olma isteğinin, iyiden mükemmele giden yolu belirlediğini çok net görüyoruz.

Peki, takım yönetiminde mükemmel olmayı ne sağlar? Bunun için Yazar Patrick Lencioni’nin(*) formülüze ettiği 5 temel faktörü sayabiliriz. Bunlar; güven sağlamak, çatışmalardan yarar sağlamak, bağlılık kurmak, hesap sorma kültürü ve sonuca odaklanmak.

Şimdi her birine yakından bakalım.

Güven Sağlamak: Her şey buradan başlar. Güven, 5 temelde en yukarıya doğru giderken her zaman takımın yanındadır. Güven için öncelikle söz ve eylem tutarlılığına sahip olmak gerekir. Birbirlerini daha yakından tanıyan ve güçlü-gelişmekte yanlarını bilen takımlar güvenli olurlar. Birbirlerine omuz verirler, çekişme yerine birlikte hareket etme en temel unsurdur. İşlerinde motivasyonları yüksektir.

Birbirine güven sağlayan bir takım yaratmak için öncelikle bir takım sözleşmesi olmalıdır. Takım neleri yapacak, neleri yapmayacak bu sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Herkes ortak amaçlar için söz ve eylem tutarlılığında bulunur ve takım çıkarlarını şahsi çıkarlarından önde tutarsa güven kısa zamanda sağlanır. Ayrıca takımın birbirlerinin tarzlarını(kişilik renkleri) tanıması, açık ve şeffaf iletişimde bulunması gizli bir gündemlerinin olmaması gereklidir.

Çatışmalardan Yarar Sağlamak: Birbirlerine güvenen takımlar, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmez. Burada kritik olan, düşüncesini cesaretle ancak kırmadan söylemektir. Özellikle konuya değil, kişiye doğru giden tartışmalarda ortaya çıkan kızgınlık, öfke gibi hisler beynin duygu bölgesinde kaydedildiği için kolay unutulmaz. Düşüncelerini paylaşmak, anlaşmayı getirdiği gibi anlaşmazlığı da ortaya çıkarabilir. Burada önemli olan; yeni fikirleri duymak ve ona değer vermektir. Herkes aynı fikirde olmasa da farklı fikirler sorunları çözüme ulaştırabilir.

Yöneticiler, açık bir ortamı sağlayarak ve saygı çerçevesini koruyarak takım üyelerinin düşüncelerini paylaşmalarını sağlar. Soruna değil, çözüme odaklanarak mevcut konuları takımın güçlü yanlarını dikkate alarak tartışmayı yönetmelidir.

 Bağlılık Kurmak: Çatışmalardan yarar sağlayan takımlar hem kendi içlerinde hem de şirketlerine daha bağlı hale gelirler. Özellikle takım olarak bir karar alınmış ise, buna uymak konusunda tereddüt göstermezler. Hedeflerine ulaşmak konusunda bağlılıklarını sürekli gündeme getirirler. Takımın bağlılığı, verilen kararlara ne kadar uyduğu ile doğru orantılıdır. Yönetici, kararların gidişatını takip etmeli ve takıma geribildirim vermelidir.

Hesap Sorma Kültürü : Birbirine bağlı takımlar, kendi hedef vb. konularda hesap sorarlar. Hesap sorma olumlu bir bakış açısıdır. Takımdaki kişilerin dedikodu üretmesine engel olur. Onun yerine açıklıkla konunun neden iyi gidip gitmedi ile ilgili muhatabına gerekli soruyu yöneltir ve cevap bekler. Böylece takımın toplam performansına teşhis konulabilir. Bu ise bir gelişme/iyileşme fırsatı yaratır. Bunun önünü açmak için yöneticiler her fırsatta mevcut hedefi değerlendirmeli ve herkesin bilgisinin olmasını sağlamalıdır.

Sonuca Odaklanmak : Hesap sorabilen ve sorduğu hesap sonrası aksiyon alabilen takımlar sonuca odaklanmakta başarılıdırlar. Herhangi bir sonuca ulaşmak için tüm aşamaları kaydederek gerekli eforu göstermektedirler. Sonuçlar, işin toplam performansını da belirlediğinden her üye hem bireysel olarak kazanmakta, hem de üyeler takım olarak üstün performans göstermektedir.

Sonuca odaklanmak için takımın her bir aşamada nerede olduğuna yöneticiler dikkat kesilmelidir. Onları takdir ederek, cesaretlendirerek ve koçluk becerilerini(çözümü onun sahiplenmesini sağlayarak) daha fazla kullanarak sürdürülebilir yüksek sonuçlar alırlar.

Takım yönetimi bir sanattır ve her sanat gibi öğrenilir. Takımının motivasyonunu yüksek tutan, takımının ve kendinin yeteneklerinin farkında olan yöneticiler, 5 temel faktörü tam anlamıyla sağlayarak mükemmel bir yönetime ulaşmış olurlar.

(*)Patrick Lencioni “Takımların 5 Temel Aksaklığı” Kitabı

“İyi,mükemmelin düşmanıdır” /Jim Collins

Esat İhsan Kocager /Eğitmen, Danışman, Koç