Haberler

Yerel Zincirlerin Güç Birliği


Türkiye Perakendeciler Federasyonu tarafından bu yıl ilki düzenlenen ve büyük bir heyecanla beklenen “Yerel Zincirler Buluşuyor” organizasyonu, 21 Mayıs 2009 tarihinde Grand Cevahir Hotel’de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

Marketing Management Institute organizasyonunda ve Hayat Kimya’nın ana sponsorluğunda yapılan etkinlik, Türkiye’nin dört bir yanından gelen yerel zincir sahipleri, yerel zincir yöneticileri, üreticiler, tedarikçiler, yerel zincirlerin iş ortakları, perakende sektöründe faaliyet gösteren firmalar, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere yaklaşık bin kişiyi bir araya getirdi. Organizasyonun resmi sponsorları Baytek ve Danone, kurumsal sponsoru Fayda A.Ş, iletişim ana sponsoru Turkcell, destekleyenler Detay, Ipsos KMG, Localtime, Teknogon ve Yayla, lezzet sponsorları Bağdat Baharat, Balparmak, Eti, Meysu ve Şölen Çikolata idi.

Bu yılki ana teması “Fırsatlar” olan organizasyona, yurt içinde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış profesyoneller konuşmacı olarak katıldı.

Güç “Bizde” Diyebilmeliyiz

Açılış konuşmasını yapan Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, sözlerine şu cümlelerle başladı: “Bugün burada, Okay Temiz’in önderliğinde, birlikte olunca neler yapabileceğimizi, bir ritmi nasıl yakalayabileceğimizi hep beraber gördük. Hatta ufak tefek hataların yok edildiği çok güzel bir ritmi beraber yakaladık. Öyleyse kendi içimizde işlerimizi, sistemimizi ve güçlerimizi birleştirerek olabildiğince sinerjik bir çalışmayla başarıyı yakalamamızın şart olduğunu belirtmek istiyorum. 2001 yılında Ankara’da atılan ilk küçük adımın bugün nerelere geldiğini, belki o ilk adımı atan biz dahi düşünmüyorduk. 2006 yılına geldiğimizde, artık büyük şeyler düşünmemiz gerektiğini fark edip dedik ki; biz üzerimize düşen görevi yerine getirmeliyiz. Biliyoruz ki, ihtiyaçların örtüştüğü bu hedefte mutlaka doğru yolu ve başarıyı birlikte yakalayacağız. Ahilik esasıyla, yani kültürümüzde var olan değerleri yaşatmak ve bunlardan güç almak niyetiyle çıktığımız yolda çok güzel şeyleri birlikte başardık. En önemlisi, ülkemizin yerli sermayesinin ve beraberinde ülkesine hizmet aşkıyla dolu bir sektörün temsilcisi olduk. Bugün 10 dernekle faaliyet göstermekteyiz. Bu da şu anlama geliyor: Biz, ülkemizdeki sektörün temsilini doğru yaptığımız sürece ihtiyaçlarla örtüşüyoruz. Öyleyse biz, ülkemizin yerli sermayesinin, üreticisinin, KOBİ’sinin destekçisi olan perakendeciler olarak, kendi içimizde doğru bir süreci yakalamalıyız; doğru hedefte birleşmeliyiz.”

“Güç kimde ise, onun kral olduğu dönemi bir şekilde atlatmalıyız.” diyen Songör, “Görüyoruz ki, bugün bizde olan güç, değişebiliyor. Öyleyse birlikteliğin gücünü yakalıyor olmalıyız. Güç bizde diyebilmeliyiz. Hepimizde diyebilmeliyiz. Elbirliği içinde birlikte millet olarak başarıyı yakalamalıyız. Tüm halkaların bir zincir oluşturduğu çalışmayı hep birlikte yapmalıyız. Yasal düzenlemelerin doğru yapıldığı, planlı gelişme üzerine, disiplinli, denetlenebilen ve geleceğe yönelik hedefler koyabilen bir sektörün yakalanması için, planlı bir gelişmenin hedeflendiği çalışmaları hayat geçirmeliyiz. Bununla beraber perakendeci, tüketici, üretici, …hepsinin ayrı ayrı güç birliği içinde birbirini destekler durumda, hiçbir kaynağı israf etmeden; kısacası var olan değeri sonuna kadar değerlendirerek güç birliği içinde başarıya hep beraber gideceğimiz bir yolu yakalamalıyız. Bu kriz bize fırsat oluşturabilir. Kriz fırsatçılığı başka şeydir,  krizlerden fırsat üretmek başka şeydir. Dolayısıyla, birlikte var olmak adına hep beraber krizi fırsat bilmemizin doğru bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim. İşte bu kriz dönemini hep beraber fırsat bilip daha akılcı ve daha profesyonel davranarak, birlikteliğin gücünü hep beraber kullanmalıyız.”dedi.

En büyük Sermaye Yüksek Motivasyon

Konuşmacılar arasında yer alan TBMM Tarım Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, özellikle zor dönemlerde millet olarak moralimizi ve motivasyonumuzu yüksek tutmak zorunda olduğumuzu kaydederek, şunları söyledi: “Yabancıların, ipin üzerindeki cambazın başarılı olması için aşağıda “geçti geçecek” diye tempo tutmalarına rağmen, maalesef bizler o cambaza moral vermek yerine “düştü düşecek” anlayışı içerisindeyiz. Bunu bütün toplum katmanları için ifade etmek doğru olmaz. Ama geçmişteki birtakım alışkanlıkları bu dönemde de hala devam ettirenlerin olduğunu görüyoruz. Böyle bir dönemde en büyük sermayenin, yüksek motivasyon olduğunun bilincindeyiz. Finansal krizin yaşandığı bir süreçte, siz değerli yerel perakendecilerin güçlerini bir araya getirip tek bir federasyon çatısı altında buluşmanızın ne kadar da isabetli olduğunu belirtmek istiyorum.”

Son 20 yılda Türkiye perakende sektöründe çok ciddi anlamda değişim yaşandığına dikkat çeken Kirişçi, bu değişimin yasal çerçeveyi belirleyecek bir mevzuatın olmamasından kaynakladığını söyledi. Özellikle Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli organize perakendecilerin, kendi ülkelerinde yapmadıkları uygulamayı, mevzuat boşluğundan yararlanarak Türkiye’de yaptıklarını ifade eden Kirişçi, bu durumun yerli üreticileri, KOBİ’leri, tüketicileri, kısacası bütün tarafları hiç de memnun olmayacakları bir noktaya doğru sürüklediğini dile getirdi. Kirişçi, rekabet ortamını sağlamlaştırmak, tekelleşmeyi önlemek, KOBİ’ler başta olmak üzere küçük esnafı, üreticiyi korumak; bakkal, manav ve kasap gibi geleneksel meslek gruplarının hayatta kalmalarını sağlamak için, perakende yasa tasarısının teknik çalışmalarının devam ettiğini sözlerine ekledi.

Güven, Şeffaf Satış Politikasından Geçer

Yerel zincirlerin pazar payına bakıldığında, markalarının pazar lideri olduğunu belirten Hayat Kimya İş Geliştirme Direktörü Erdal Tüfekçi, “Bulunduğumuz kategorilerde uluslararası markalarla rekabet eden en büyük yerli üreticilerden biri olarak, hedefimiz her zaman en kaliteli ürünleri, en uygun fiyatlarla yerel zincirlerin raflarında tüketiciye sunarken, aynı zamanda organize perakendenin gelişimine katkı sağlamak olacaktır.” dedi. Hayat Kimya olarak organize perakende sektörünün gelişimine sürekli katkı sağlamayı arzu ettiklerini kaydeden Tüfekçi,  sektörün en çok güvene ihtiyaç duyduğunu, bu güveni kazanmanın yolunun da şeffaf satış politikalarından geçtiğini bildirdi. Bu noktadan hareketle, müşterilere ve tüketicilere daha yakın olabilmek için iş ortaklarına odaklandıklarının söyleyen Tüfekçi, her perakende markasının ve her lokasyonun ihtiyaçlarına yerinde uygulamalarla cevap verebilmek amacıyla satış teşkilatlarını yeniden yapılandırıp daha yetkin hale getirdiklerini vurguladı.