Haberler

“PERAKENDEDE TARİHÎ UZLAŞI: Tüketici de Çalışan da Pazar Tatilinde Buluştu”


21 Mayıs 2026

“Her 10 Kişiden 9u Pazar Günü Marketlerin Kapanmasını İstiyor

Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun (TPF) gerçekleştirdiği kapsamlı kamuoyu araştırması, perakende sektöründe uzun süredir tartışılan “Pazar günü kapanma” konusuna ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

Araştırma, hem tüketicilerin hem de sektör çalışanlarının büyük çoğunlukla Pazar günü marketlerin kapalı olmasını desteklediğini gösterdi.

TPF tarafından 1.200 tüketici ve 900 sektör çalışanı ile gerçekleştirilen çalışmada, toplumun geniş kesimlerinin bu konuda ortak bir noktada buluştuğu görüldü. Araştırmaya göre tüketicilerin %85,7’si, çalışanların ise %93,1’i Pazar günü marketlerin kapalı olması gerektiğini düşünüyor.

1.200 tüketicinin 1.028’i ve 900 çalışanın 838’i Pazar tatilini destekliyor.

TÜKETİCİLERDEN GÜÇLÜ DESTEK: ALTERNATİF GÜNLERE KAYAR

Araştırma, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının sanıldığından daha esnek olduğunu da ortaya koydu. Katılımcıların büyük bölümü, Pazar günü kapanma durumunda alışverişlerini Cumartesi gününe kaydırabileceklerini ya da hafta içine yayabileceklerini ifade etti.

Bu durum, ekonomik aktivitenin ortadan kalkmayacağını, yalnızca günler arasında yeniden dağılım göstereceğini ortaya koyarken; sektör açısından ciddi bir gelir kaybı riski oluşmadığına işaret ediyor.

 EN YÜKSEK DESTEK 2540 YAŞ ARALIĞINDAN

Yaş gruplarına göre yapılan analizde, Pazar günü kapanmaya en güçlü destek 25–40 yaş grubundan geldi. Bu grubun hem aktif çalışan hem de aile sorumluluğu taşıyan bireylerden oluşması, sonucu belirleyen temel faktör olarak öne çıktı.

Genç tüketiciler (18–25 yaş) de yüksek oranda destek verirken, 40–60 yaş grubunda ise yaşam kalitesi ve düzenli dinlenme ihtiyacı belirleyici oldu.

KADINLAR DAHA GÜÇLÜ DESTEKLİYOR

Araştırma sonuçlarına göre kadın tüketiciler ve kadın çalışanlar, Pazar günü kapanma modeline erkeklere kıyasla bir miktar daha fazla destek veriyor.

Bu durumun temel nedeni olarak, aile içi zaman yönetimi ve çocuklarla geçirilen sürenin artırılması beklentisi öne çıkıyor.

ÇALIŞANLAR İÇİN KRİTİK: BU BİR TERCİH DEĞİL İHTİYAÇ”

Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri de çalışan tarafındaki güçlü destek oldu. %93,1 gibi çok yüksek bir oranla çalışanlar Pazar günü tatilini desteklerken, bu durum mevcut çalışma düzeninin sürdürülebilirliği açısından önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Çalışanlar, düzenli bir hafta sonu tatilinin: verimliliği artıracağını, motivasyonu yükselteceğini, işe bağlılığı güçlendireceğini ifade ediyor.

AİLE VE SOSYAL YAŞAM VURGUSU ÖNE ÇIKTI

Araştırmada Pazar günü kapanmayı destekleyenlerin en önemli gerekçesi olarak “aile ile zaman geçirmek” öne çıktı.

Mevcut düzende hafta içi çocukların okulda, hafta sonu ise ebeveynlerin işte olması nedeniyle aile içi zamanın sınırlı kaldığına dikkat çekilirken, Pazar tatilinin bu dengeyi yeniden kurabileceği ifade edildi.

Özellikle kadın çalışanlar açısından bu durumun daha kritik olduğu vurgulandı.

ÖMER DÜZGÜN:  BU SADECE SEKTÖREL DEĞİL, TOPLUMSAL BİR TALEP”

TPF Başkanı Ömer Düzgün, araştırma sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ortaya çıkan tabloyun yalnızca sektörel değil, doğrudan toplumsal bir talebi yansıttığını vurguladı.

Düzgün, “Bu araştırma bize şunu çok net gösteriyor: Pazar günü tatili artık sadece çalışanların değil, tüketicilerin de talep ettiği bir düzenleme haline gelmiştir. Bu kadar yüksek oranlı bir destek, toplumun bu dönüşüme hazır olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

1.028 TÜKETİCİ, 838 ÇALIŞAN AYNI NOKTADA BULUŞTU

Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden birinin, hem tüketici hem çalışan tarafında güçlü bir uzlaşı oluşması olduğunu belirten Düzgün, şu değerlendirmede bulundu:

“Perakende sektöründe ilk kez bu kadar net bir tablo görüyoruz. 1.028 tüketici ve 838 çalışan aynı konuda ortak görüş bildiriyor. Bu sadece bir anket sonucu değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal mutabakatın göstergesidir.”

TÜKETİCİLER: ALTERNATİF GÜNLER YETERLİ”

Araştırma, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının esnek olduğunu da ortaya koydu. Katılımcıların büyük bölümü, Pazar günü kapanma durumunda alışverişlerini Cumartesi gününe kaydırabileceklerini veya hafta içine yayabileceklerini ifade etti.

Bu durumun ekonomik kayıp yaratmayacağını belirten Düzgün, “Tüketici davranışı ortadan kalkmıyor, sadece gün değiştiriyor. Bu nedenle sektör açısından ekonomik bir risk söz konusu değil” dedi.

BU MODEL ÇALIŞANI MUTLU EDER, SEKTÖRÜ GÜÇLENDİRİR

Çalışan tarafındaki %93’lük destek oranına dikkat çeken Düzgün, Pazar günü tatilinin yalnızca sosyal değil, ekonomik sonuçları da olacağını ifade etti.

“Mutlu çalışan daha verimli çalışır. Pazar günü tatili, çalışanların motivasyonunu artıracak, iş bağlılığını güçlendirecek ve hizmet kalitesini doğrudan yukarı taşıyacaktır” diyen Düzgün, bu modelin sektörün genel performansına olumlu katkı sağlayacağını vurguladı.

KADIN ÇALIŞAN VURGUSU: AİLE DENGESİ İÇİN KRİTİK

Özellikle kadın çalışanlar açısından Pazar günü tatilinin kritik bir ihtiyaç olduğunu belirten Düzgün, mevcut sistemin aile yapısını zorladığını ifade etti.

“Bugün birçok ailede hafta içi çocuklar okulda, hafta sonu ise anne-baba işte oluyor. Bu sürdürülebilir bir yapı değil. Pazar günü tatili, ailelerin birlikte zaman geçirmesi açısından çok önemli bir denge unsuru olacaktır” dedi.

PERAKENDE GEÇİCİ İŞ OLMAKTAN ÇIKMALI

Düzgün, Pazar günü kapanma modelinin sektörde yapısal bir dönüşüm yaratacağını da belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Biz perakendeyi geçici bir iş olmaktan çıkarmak istiyoruz. Bu sektörün bir meslek olarak görülmesi gerekiyor. Pazar günü tatili ile birlikte perakende daha tercih edilebilir hale gelecek, nitelikli ve kalıcı istihdam sağlanacaktır.”

AVRUPA VURGUSU: DÜNYADA ÖRNEKLERİ VAR

Düzgün, Avrupa’da birçok ülkede benzer uygulamaların başarıyla yürütüldüğünü hatırlatarak Türkiye için de uygulanabilir bir model olduğunu belirtti.

“Bu model dünyada uygulanıyor ve başarılı sonuçlar veriyor. Bizim önerdiğimiz sistem de hem çalışanı koruyan hem tüketiciyi mağdur etmeyen dengeli bir modeldir” dedi.

YENİ DÖNEMİN KAPISI ARALANIYOR

TPF Başkanı Ömer Düzgün, açıklamasının sonunda Pazar günü kapanma modelinin artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak,

“Ortada çok net bir veri var. Tüketici de çalışan da aynı şeyi söylüyor. Bu nedenle Pazar günü kapanma modeli artık bir seçenek değil, sektörün sürdürülebilirliği açısından stratejik bir gerekliliktir. Artık yeni dönemin kapısı aralanıyor. Sektörün aktörleri olan bizler ve toplumun tüm paydaşları aynı talepte buluşuyor. Gereğinin yapılmasını arzu ediyoruz” diye konuştu

TARİHİ UZLAŞI: SEKTÖR YENİ DÖNEME HAZIR

TPF’nin araştırması, perakende sektöründe yeni bir dönemin kapısının aralandığını gösteriyor.

Pazar günü marketlerin kapalı olması modeli; yalnızca çalışma saatlerine ilişkin bir düzenleme değil, aynı zamanda çalışan refahı, aile yapısı ve toplumsal dengeyi merkeze alan kapsamlı bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.

Ve araştırmaya göre, bu dönüşüm için hem çalışanlar hem de tüketiciler hazır.

ULUSLARARASI MODEL: AVRUPADA UYGULANIYOR

Araştırmada ayrıca Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede perakende sektöründe Pazar günü kısıtlı veya kapalı çalışma modelinin uygulandığına dikkat çekildi.

Bu ülkelerde söz konusu uygulamanın çalışan refahı ve sosyal denge açısından olumlu sonuçlar verdiği belirtilirken, Türkiye’de de benzer bir modelin uygulanabilir olduğu değerlendiriliyor.

SEKTÖRDE KÖKLÜ DÖNÜŞÜM BEKLENTİSİ

TPF’nin araştırmasına göre Pazar günü tatili, perakende sektöründe yalnızca çalışma saatlerini değil, sektörün genel yapısını da değiştirebilecek bir potansiyele sahip.

Araştırma, bu uygulamanın:

Perakendeyi geçici iş olmaktan çıkararak meslek haline getireceğini

Personel bulma sorununu azaltacağını

Çalışan sirkülasyonunu düşüreceğini

Hizmet kalitesini artıracağını ortaya koyuyor.