Yazarlar

Şirket sağlığı


Halk sağlığı, işçi sağlığı ve nihayet insan sağlığı ihmal ettiğimiz konuların başında geliyor. Hasta olmadan doktora gitmiyoruz. Oysa gelişmiş toplumlarda, herhangibir sağlık sorunu olmayan insanların bile, belli periyotlarda check up yaptırma alışkanlığı olduğunu biliyoruz.  Amaç, bünyedeki riskin kontrolüdür.

Bizde ise kendi sağlığımıza göstermediğimiz ilgiyi şirketlerimize göstermemiz beklenemez. Ama bilmeliyizki; şirket sağlığı da en az insan sağlığı kadar önemlidir.

Zira şirketlerde diğer canlılar gibi yaşayan organizmalardır. Onlarda doğarlar, büyürler ve hastalanınca doktora müracaat ederler. Ancak önemli olan hastalanmadan da gerekli kontrolleri yaptırmaktır. Zira erken teşhis hayat kurtarır, geç teşhis edilen sorunlar ise batışa götürür.

Ülkemizde önemi bilinmeyen bu konunun yanında, yanlış bilinenlerde çoğunluktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanununa göre getirilen ‘iç denetim’ değildir bahsettiğimiz.  Bu iç denetiminde şirket yapısına olumlu katkısı vardır ama esas amaç devletin kayıp kaçaklarının önlenmesidir. Oysa bizim bahsettiğimiz, şirket kayıp ve kaçaklarını önleyecek ve verimliliği artıracak çalışmalardır. Bunları da sadece mali departmanlar ve mali denetçiler sağlayamaz.

Şirketi ‘check up’ a alacak bir heyet olmalıdır. Bu grubun içinde pazarlama, satış, yatırım, insan kaynakları, lojistik alanlarında uzman iç denetim danışmanları yer almalıdır. Ticareti yanlış yapan bir şirketin teknoloji alt yapısı ve kayıtları ne kadar iyi olsa da bir şey ifade etmez. Ürün seçimi yanlışsa, stok yönetimi kötüyse, yetişmiş eleman elde tutulamıyorsa, hesapsız yatırım varsa, mağaza yerleşimi hatalıysa, ürün alım şartları ve nakit akışı problemliyse ancak bunların düzeltilmesi verimliliği artırabilir.

Bir şirketin hissedarları için sürdürülebilir değer yaratabilmesi ve izleyenlere olumlu fikir verebilmesi, nasıl yönetildiğine bağlıdır.

Geçmişte pek çok şirket gözden kaçırdığı riskler sebebiyle batmış, pek çoğuda geç farkettiği riskler sebebiyle maddi kayıplara uğramıştır. Birçok şirkette iç denetimi sadece ‘mali süreçlerin iyileştirilmesi’ gibi algılamış ve kayıtları düzenli ama verimsiz şirketlere sahip olunmuştur.

Bu çalışmalar iki aşamalıdır. Önce röntgenin çekilmesi ve yorumlanması aşaması vardır. İhtiyaçların belirlenerek ortaya konması ve daha sonraki tedavi aşamalarının anlatılması birinci aşamayı teşkil eder. Check up dediğimiz kısım budur.

İş planının hazırlanması ve şirket içindeki değişimde rol alacak takımın oluşturulması ise ikinci aşamayı oluşturur. Bunu da ileri seviyedeki hastalık için cerrahi müdahale kısmına benzetebiliriz.

Birinci aşamayı yeterli gören şirket olacağı gibi kesin tedavi isteyen şirkette olabilir. Önemli olan kısım ihtiyaçların belirlenmesidir.

Ülkemizde Kurumsal Check up yapan birçok firma vardır. Burada atlanmaması gereken önemli husus, sektörel bazda ihtisaslaşmanın dikkate alınmasıdır. İş süreçleri farklı olan sektörler ancak kendi uzmanları tarafından kontrol altında tutulabilir. Zira gerek teşhis gerekse tedavi aşamasında becerikli ve nitelikli cerrah elinde yaşam şansı devam edebilir.

Perakende şirketlerimizde en çok rastladığımız eksiklik plansızlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Konu sağlık olunca; insan için büyük risk olan düzensiz yaşam tarzı, şirketler içinde plansız çalışma düzeni olarak düşünülebilir. Her iki durumda da sağlığın bozulması kaçınılmazdır.

Performansın ölçülmesi ve her şeyin buna endekslenmesi ise kural olmalıdır. Ne yazıkki sadece performansa göre ücretlendirme bile çok nadir gördüğümüz uygulamalardır.

Net karların çok azaldığı günümüzde kayıplar hatasız ölçülemiyor, ölçülenlerde ise çözüme dönük tedbir alınamıyor.

Ciro içindeki kategori payları ile envanter içindeki kategori payları karşılaştırılmıyor. Neticede stok gün sayıları, yok satmayacak şekilde ideal seviyeye çekilemiyor.

Bu saydığım hususlar yüzlerce sorgulamadan sadece birkaçını oluşturuyor.  Listenin tamamının sorgulanması sonucunda da, yorumlamanın önemi ortaya çıkıyor.

Yani emarın iyi cihazda çekilmesi ne kadar önemli ise teşhisin isabeti ve doğru  tedaviye geçilmesi de o kadar önemlidir.

Sağlıklı çalışanlarla yönetilen sağlıklı şirketlerimizin çoğalması dileğiyle…